Prof. Dr. Gökhan GÖKASLAN, Türkiye’de minimal invaziv koroner by-pass cerrahisini başarıyla uygulayan öncülerden biridir. Geleneksel göğüs kafesi açılarak yapılan açık kalp ameliyatlarına alternatif olarak geliştirilen bu teknik, hastaların hem yaşam kalitesini hem de iyileşme süresini olumlu yönde etkileyen modern bir çözümdür.
Minimal İnvaziv By-pass Nedir?
Koroner arter hastalığı, kalbi besleyen damarlarda tıkanıklık oluşması durumudur ve genellikle by-pass ameliyatı ile tedavi edilir. Geleneksel yöntemde hastanın göğüs kemiği tamamen açılırken, minimal invaziv cerrahide küçük bir kesi ile kaburga aralığından girilerek damarlar onarılır.
Bu yöntemde;
Göğüs kemiği (sternum) kesilmez
Cerrahi kesi çok daha küçüktür (genellikle 5-6 cm)
Kozmetik olarak daha estetik bir sonuç elde edilir
Kimlere Uygulanır?
Minimal invaziv koroner by-pass cerrahisi;
Tek damar ya da belirli lokal tıkanıklık vakalarında
Genel sağlık durumu uygun olan hastalarda
Estetik kaygısı yüksek, erken iş hayatına dönmesi gereken bireylerde
Enfeksiyon riski taşıyan ya da ileri yaş hastalarda
özellikle tercih edilen bir yöntemdir.
Avantajları Nelerdir?
Daha az ağrı
Daha kısa hastanede kalış süresi
Daha hızlı iyileşme ve işe dönüş
Estetik olarak minimal iz
Enfeksiyon ve komplikasyon riskinde azalma
Göğüs kemiği kesilmediği için uzun dönem kemik kaynama süreci yoktur
Hastanın kalp damar yapısı detaylı olarak koroner anjiyografi, BT anjiyografi ve EKO ile değerlendirilir. Kardiyak fonksiyonlar analiz edilir ve minimal invaziv cerrahiye uygunluk belirlenir.
Hangi damarların bypass edileceği, greft olarak hangi damarların kullanılacağı belirlenir. Hastaya cerrahi süreci, riskler ve beklentiler hakkında kapsamlı bilgi verilir.
Göğüs kemiği kesilmeden, kaburgalar arasından 5–7 cm’lik küçük bir kesi açılır. Bu alandan kalbe ulaşılarak özel cerrahi enstrümanlarla bypass işlemi gerçekleştirilir.
Kalp-dışı dolaşım cihazı (pompa) genellikle kullanılmadan, atan kalpte (off-pump) işlem yapılır. Bu teknik sayesinde iyileşme süresi hızlanır ve komplikasyon riski azalır.
Hasta genellikle 4–5 gün içinde taburcu edilir. Erken mobilizasyon, yara takibi ve egzersiz planlaması yapılır. Düzenli kontrollerle greft açıklığı ve kalp fonksiyonları izlenir.
Prof. Dr. GÖKASLAN’ın Katkısı
Prof. Dr. GÖKASLAN, 2019 yılında Türkiye’de ilk kez bu yöntemi tüm damarları kapsayacak şekilde gerçek anlamda uygulamış ve 167 vakalık deneyimini 2020 yılında bilimsel kongrede sunmuştur. Ayrıca, 25 farklı kalp damar cerrahına vaka başında bu tekniği öğreterek Türkiye’de bu yöntemin yaygınlaşmasına öncülük etmiştir.